Üniversitemizde “Türkiye Yüzyılı’nda Güvenli ve Yeşil Yapılar” Konulu Panel Düzenlendi

 

Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nde “Türkiye Yüzyılı’nda Güvenli ve Yeşil Yapılar” konulu panel düzenlendi.


Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürü Banu Aslan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü Afet Hasarları Tespiti Daire Başkanı Tuğrul Sezdirmez ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü Dış Kaynaklı Yatırımlar Daire Başkanı Esra Turan Tombak’ın konuşmacı olarak katıldığı panelde Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Mühendislik Fakültesi’nin Erciyes Üniversitesi’nin araştırma üniversitesi olmasında lokomotif bir özelliğe sahip olduğuna dikkati çekerek, 7 yıl dekan yardımcılığı 7 yıl da dekan olarak görev yaptığı Mühendislik Fakültesi’nde görev yapan akademik personele gerçekleştirdiği başarılı çalışmalardan dolayı teşekkür etti.

Üniversite olarak bu yıl bir ilki gerçekleştirdiklerini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Fatih Altun, “Kurumsal ödüller olan YÖK, TÜSEB ve TÜBA ödüllerinde var olmamız, TÜBİTAK’tan ödül alacak olmamız dolayısıyla 4 kurumdan ödül alan nadir üniversitelerden biriyiz. Bu da bizim için çok kıymetli” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Fatih Altun, Erciyes Üniversitesi’nin çevreci yeşil kampüs olması süreçlerinde GreenMetric değerlendirmelerinde dönüşüm noktalarındaki etkin faaliyetlerinden dolayı 3. sırada yer aldığını, kendi elektriğini üreten, aynı zamanda yağmur sularını sulama amaçlı kullanan, çevreci ve yeşil bir proje olması nedeniyle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın da desteklediği TGB 2’nin inşaat yapım aşamalarının devam ettiğini ifade ederek, “Bunlar bizim için önemli.

Çünkü bundan sonraki süreçlerde daha güçlü olabilmemiz bu imkânlara kavuşmamız ile söz konusu olacaktır” dedi. “Pazarcık ve arkasından gelen Elbistan depremi öyle kolay depremler değil” diyen Prof. Dr. Fatih Altun, 6 Şubat’ın kolay kolay unutulmayacak bir süreç olduğunu belirterek, sürekli konuşulan “Japonya’da deprem oluyor ama onlar ayakta, Türkiye’de durum neden böyle?” konusuna şu sözlerle açıklık getirdi: “Japonya depremleri sahile 150 km mesafede ve depremin derinliği 60 km’den başlıyor. Dolayısıyla böyle bir depremin ortaya çıktığında ürettiği enerjinin yapılara gelme süreçleri ve onun sönümlenmeleri Türkiye’ye göre daha avantajlıdır. Ancak ben bunu söylerken bizdeki yapı stokunda sıkıntılarımız olmadığını söylemiyorum. O konuda da gerekli çalışılmaların yapıldığı zaten ortada. Türkiye’deki depremlerin en önemli özelliği ayağımızın altında gerçekleşmesi. Yani yatay mesafemiz yok. Derinlik olarak da yüzeye 5 km yakınlıkta olan depremleri konuşuyoruz. Bu nedenle biz ne zaman deprem olacağı kaygısıyla yaşamak yerine önlemlerimizi alarak rahat edeceğiz”. Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Alper Öner, Türkiye’deki 20 araştırma üniversitesi arasında yer alan Erciyes Üniversitesi’nin, bu sene bu üniversiteler arasında 8. sıraya yükselmeyi başardığını belirterek, bu başarıda 19 fakülte içerisinde en büyük payın her yıl olduğu gibi bu yıl da Mühendislik Fakültesi’nin olduğunu söyledi. Üniversitemizde 30 bilim insanının en etkili bilim insanları listesine girdiğini ve bu bilim insanlarının 13’ünün de yine Mühendislik Fakültesi öğretim üyelerinden oluştuğunu vurgulayan Prof. Dr. Ahmet Alper Öner, 2023 yılında Mühendislik Fakültesi’nin yaptığı çalışmalar ve aldığı ödüllerle ön plana çıktığını söyledi. Son yaşanılan depremin güvenli yapıların önemini acı bir şekilde yeniden hatırlattığını belirten Prof. Dr. Ahmet Alper Öner, “Gelecek yüzyılın Türk yüzyılı olmasını istiyorsak, Türkiye Yüzyılı’nda sanayi ve teknolojik gelişmelerin yanında, belki hepsinden önce güvenli yapılar inşa edilmesi gerektiği aşikardır” dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü Afet Hasarları Tespiti Daire Başkanı Tuğrul Sezdirmez, Yapı İşleri Genel Müdürlüğü olarak son dönemde yapılan çalışmalara değinerek, “2016 yılından bu yana 70 ilde farklı afetlerle çeşitli tespitler yapmış bulunmaktayız. Ülke genelinde ufak ve büyük çapta birçok afetin süreçlerini yönettik. Bu süreçte yaklaşık 3 buçuk milyon bina ve 11 milyon bağımsız bölüm inceledik. Bu kapsamda 54 milyon mühendise eğitim verdik” şeklinde konuştu.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü Dış kaynaklar Yatırım Daire Başkanlığı Esra Turan Tombak da, binaların her zaman güvenli binalar, ardından gerektiği zaman enerjisini daha verimli kullanan binalar olması gerektiğini belirterek, genel müdürlük tarafından yürütülen enerji verimliliği çalışmalarından bahsetti, bir ülkenin gelişmişlik seviyesi için enerji verimliliğinin önemine dikkati çekti. Son olarak söz alan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürü Banu Aslan ise Yapı İşleri Genel Müdürlüğü’nün görevleri hakkında bilgi verdi. Aslan daha sonra öğrencilerin merak ettiği soruları yanıtlayarak, kendince çıkardığı hayat derslerini katılımcılarla paylaştı.